Nobel Barış Ödülünü Bir Kadın Hastalıkları ve Doğum  Doktoru aldı: Denis Mukwege

Bu seneki (2018)  Nobel Barış Ödülü Demokratik Kongo Cumhuriyetindeki savaşta toplu tecavüze uğrayan binlerce kadını tedavi ettiği için ve tecavüzün savaşlarda bir silah olarak kullanılmasını engellemek amacıyla yürüttüğü çalışmalardan dolayı Kongolu Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanı doktor Denis Mukwege’ ye verildi. Ödülü Ezidi insan hakları savunucusu Birleşmiş Milletler (BM) İyi Niyet Elçisi Nadia Murad ile paylaştı.

İlham verici, filme konu olan hayatı.

Kendini yetersiz ve önemsiz hisseden meslektaşlarıma ilham olsun diye paylaşmak istedim. Mukwege, tecavüz yaralarının tedavisi konusunda dünyanın önde gelen doktorlarından biri olarak gösteriliyor. Tecavüze uğramış kadınlarda oluşan ağır hasarları rekonstrüktif cerrahi ile tamir edebilme yeteneği nedeniyle “Doktor Mucize” olarak bilinir.
 

1955 yılında dokuz kardeşin üçüncüsü olarak Bukavu'da doğdu.

Vaiz olan babası ile gittiği hasta ziyaretlerinden etkilenerek doktor olmaya karar verdi. Ülkesinde tıp fakültesine gitti ve daha sonra Fransa'daki Angers Üniversitesi'nde jinekoloji ve obstetrik eğitimi aldı.

Daha önce çadırlardan yapılmış hastane ve doğumhane kurmuş ancak kurduğu herşey 1998 de yıkıma uğramıştı. Ama pes etmedi ve 1999 yılında Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde savaş çıkmasının ardından doğduğu yerde, ülkenin doğusunda bulunan Bukavu kentindeki Panzi Hastanesini kurdu. Hastaneyi kurduktan kısa bir süre sonra silahlı adamların tecavüze uğradığı ve yaralandığı bir kadını tedavi etme deneyiminde bulunuldu.

Bu hastanede savaş sırasında toplu tecavüze uğrayan on binlerce kadını tedavi etti. Kadınlara sadece tecavüz edilmemişti. Tecavüz edildikten sonra genital bölgelerine ateş edilmiş ve delici aletler ile travma oluşturulmuştu.  Her ne kadar tedavisi mümkün olmadığı düşünülen hastaları tedavi etse de onun da tedavi edemeyeceği kadar kötü bir şekilde yaralanmış çok sayıda Kongolu da gördü.

Yaşadığı acı yüzüne yansıyan doktor Mukwege deneyimlerini aktarırken "Tüm kurbanlar çok vahşi şekilde tecavüze uğramış halde geliyor. Hastaneye ulaşabilecek kadar hayatta kalabilenler de olağanüstü fiziksel ve psikolojik yıkım olduğu görülüyor. Gelenlerin büyük bir bölümünün genital bölgelerinde kurşun ya da sivri cisimlerle yaralanmalar mevcut oluyor. Bu, bu bölgenin tarihinde görülmemiş düzeyde bir vahşilik" demişti.

Kongo, bölgedeki zengin altın ve diğer değerli minerallerin kontrol altına alınması için mücadele eden çok sayıda milis grubun yer aldığı 20 yıldan fazla süren çatışmalarla sarıldı. Birçok farklı milis, bölgedeki kadınlarına ayırım gözetmeksizin toplu tecavüzde bulundu. Bu acı olaylar nedeniyle üst düzey bir BM yetkilisi KONGO’ yu "dünyanın tecavüz başkenti" olarak adlandırdı.

Kadınlara sadece ameliyat etmiyor, aynı zamanda Avrupa Parlamentosu ve Birleşmiş Milletler’ de yaptığı konuşmalarla duruma dikkat çekiyordu.2012 yılında Birleşmiş Milletler’ de yaptığı bir konuşmada ordunun toplu tecavüzü bir "savaş silahı" olarak kullanmasını eleştiren ve hükümeti yeterli önlem almamakla suçlamasından bir ay sonra, Mukwege evinde suikast girişimine uğradı. Kendisi evde yokken eve gelerek eşini ve kızını rehin alan saldırganlar, Mukwege'nin arabası eve yanaştıktan sonra arabanın yanına giderek onu zorla arabadan çıkarttı. Silahı Mukwege'ye doğrultan saldırganlar, o sırada onlara seslenen Mukwege'nin yakın arkadaşı olan korumasına ateş açarak onu öldürdü. Bu sırada çıkan kargaşada arabanın arkasına saklanan Mukwege vurulmaktan kurtuldu ve araca binen saldırganlar olay yerinden kaçtı. Sonrasında ailesiyle birlikte İsveç'e, daha sonra da Belçika'ya kaçtı.

Doktor Mucizenin yokluğu, çalıştığı hastanede yoğun bir şekilde hissedildi. Süikast girişiminden bir yıl sonra, ülkesindeki kadınlar ananas ve soğan satarak biriktirdiği paraylabir fon oluşturdular ve aldıkları dönüş bileti ile ülkeye geri döndürdüler. Kadına yöneliş şiddeti bitirmek için daha karalı olarak dönen Muwege’ yi daha zor bir hayat bekliyordu. Şimdi Birleşmiş Milletler’ in kalıcı koruması altında, kurduğu hastanede yaşıyor.

2015 yılında Mukwege'nin kadına karşı şiddeti bitimeye adanmış hayatını anlatan, Thierry MICHEL imzalı bir belgesel film yayınlandı. Filmin orijinal adı “ The Man Who Mends the Women, The wrath of Hippocrates”  Türkçe’ ye Kadınları iyileştiren Adam, Hipokratın Öfkesi olarak çevrilebilir. Uluslararası birçok ödül alan film, Kongoda bu konunun kamuoyunda tartışılmasını engellemek için yasaklanmıştı.

Kurduğu Panzi Hastanesi 400000 kişiye ve çevre ülkelerden gelen kadınlara hizmet veriyor. Yılda 3500 den fazla kadını tedavi ediyor. Bizzat Dr Mukwege günde 10’ dan fazla operasyon gerçekleştiriyor. Nobel ödülünü aldığının bildirildiğinde de ameliyathanede çalışıyordu.

''Mucize Doktor'' olarak bilinen Mukwege bugüne kadar aralarında BM İnsan Hakları Ödülü, Olof Palme Ödülü ve Fransa Şeref Nişanı'nın da bulunduğu onlarca ödül kazandı. Nobel Barış Ödülü'ne ise daha önce iki kez aday gösterilmişti.